BİLGİ-SEMIH&HASAN


 
AnasayfaKapıSSSKayıt OlGiriş yap
SAYIN ÜYELERİMİZ. MAFİA II FREE RİDE KONUSUNDAKİ LİNKLER GÜNCELLENMİŞTİR. İYİ EĞLENCELER

Paylaş | 
 

 MİGREN TEDAVİSİ

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
bertas
Administratör
avatar

Aktiflik :
10 / 99910 / 999

Mesaj Sayısı : 91
Kayıt tarihi : 07/02/10

MesajKonu: MİGREN TEDAVİSİ   Perş. Şub. 11, 2010 9:17 pm

İngiliz
uzmanların tesadüf eseri buldukları bir tedavi yöntemi migrenin tarihe
karışmasını sağlayacak. Risk oranı çok düşük basit bir kalp
operasyonuyla bugüne kadar tedavisi bulanamayan migrenden kurtulmak
mümkün olacak.İngiliz bilimadamları bundan 20 yıl önce kalbi delik olan
(PFO hastası) dalgıçların aynı zamanda migren hastası olduğunu
keşfetti. Yani bu kişilerin kalbinin iki üst odacığı arasındaki
kulakçık kapanmıyordu. Uzmanlara göre bu, kanın tamamen filtre olmasını
engelliyordu. İçinde pıhtılar olan kan da beyne gittiğinde migren
ataklarına neden oluyordu. Ancak bu dalgıçlar kalp ameliyatı olup
kapakçığın doğru çalışmasını sağladıklarında migren ataklarının da
tamamen durduğu dikkat çekti. İşte o günden beri devam eden
araştırmaların ardından İngiltere’deki King’s College doktorları 200
kişi üzerinde ameliyat yoluyla migren tedavisini denemek için izin
aldı. Eğer deneyler başarılı olursa ilk kez migreni tamamen ortadan
kaldıracak bir çözüm üretilmiş olacak. Şu andaki tüm migren tedavileri,
hastalığı değil şikayetleri ortadan kaldırmaya yönelik.

Migren dostları
Dayanılmaz acılar içinde kıvrandıran migren
ile aldığımız besinlerin doğrudan ilgili olduğu biliniyor. Migren
ağrıları beyindeki kimyasal bazı değişimlerden kaynaklanıyor. Alınan
besinlerdeki bazı kimyasal maddeler, migren ağrılarının başlamasına
neden oluyor.

Çikolata sakıncalı
Yorucu bir günün sonunda çikolata yiyerek
avunmak isteyen migren hastaları, bir süre sonra dayanılmaz sancılar
içinde kıvranmaya başlıyorlar. Çikolata ve alkollü içkilerin migren
ağrılarını şiddetlendirdikleri ileri sürülüyor. Çikolata ve alkolün
dışında peynir ve sütlü besinler, peynir türleri, migren ağrılarını
özellikle artıran yiyeceklerdir. Bunların dışında narenciye türü
meyveler ve meyve suları, kırmızı şarap, kahve, çay, tatlı kurabiyeler
deniz ürünleri ve soğan migren ağrılarına neden olan yiyecekler
arasında yer alıyor.

Miktar önemli
Tıp uzmanları, migren hastalarına yedikleri
yiyeceklerin türü kadar miktarının da önemli olduğunu hatırlatıyorlar.
Övün atlamak ve düzenli yemek yerine tatlı yiyecekler atıştırmak migren
krizlerinin başlamasına neden olabiliyor. Migren hastalarına sık
aralarla azar azar yemek yemeleri öneriliyor. Adet dönemlerinden önceki
günlerde migren ağrılarından yakınan kadınların da yiyeceklerine dikkat
etmeleri gerek. Adet döneminden önceki günlerde çikolata yemenin son
derece sakıncalı olduğunu belirtelim.
Dünya üzerinde milyonlarca insanın sık sık hayatını karartan migren
ağrıları tıp dilinde ‘‘beyindeki bir kısa devre’’ ve nörolojik bir
hastalık olarak tanımlanıyor. Nedenleri, niçinleri, sonuçları üzerinde
sayısız araştırma yapılan migren ağrılarının günümüze kadar yüzde 100
etkili bir çözümü bulunmasa da, uzmanlara yardımcı olacak pek çok bulgu
var ortada. En önemlisi ve kesini de migren hastalarının ‘‘yüksek
gerilim’’ altında olmaları.
Migrene beyindeki duyu ve uyarı sistemindeki bozuklukların neden olduğu
biliniyor. Bilinen bir başka gerçek de, migrenin kadınlarda daha fazla
görülmesi… Bunun nedeni, kadınların -doğalarından dolayı- beyindeki
duyu ve uyarı sistemlerinin daha hassas olması. Doktorlar, migren
ağrılarının başlamasına neden olan etkenleri iç ve dış etkenler olmak
üzere iki grupta topluyorlar. İç etkenler arasında uyku düzeninde
bozukluklar, açlık, sindirim sistemi rahatsızlıkları yer alıyor. Dış
etkenler ise, gürültü, stres, bilgisayar başında uzun süre çalışmak,
ışık gibi dış dünyayla ilgili şeyler.
Migren ağrıları başın tek yanında sanki kafaya yumruk atılıyor gibi
çoğu zaman zonklamayla birlikte hissediliyor. Ağrılar çoğunlukla başta
karıncalanma, görme, işitme bozukluğu, mide bulantısı, kusma gibi başka
fiziksel arızalarla birlikte saldırıyor migren hastalarına.
Doktorlar asabiyet, gerilim ve stresle yakından ilgisi olan migrene
akupunktur, hipnoz, masaj, aromaterapi, yoga gibi rahatlatıcı
terapilerin iyi geleceğini kabul ediyorlar. Ayrıca beynin duyu ve uyarı
fonksiyonunu düzene sokan kalp ilaçları ve çeşitli ağrı kesiciler de
migrene iyi geliyor. Bugünlerde migren ağrılarına iyi gelecek üç ilaç
daha piyasaya sürülecek.
Bu arada yıllardır süregelen ‘‘peynir ya da çikolata migrene neden
oluyor’’ tezini de kabul etmiyor uzmanlar. Doktorlara göre bu cins
gıdalar ağrıya neden olmuyor. Ancak bu gıdalara ihtiyaç duymak migrenin
habercisi oluyor. İstatistiklere göre migren hastalarının yüzde 30′u
iki gün önceki iştahlarından migrenin yakınlarda olduğunu anlıyorlar.
Migrenin habercileri arasında yorgunluk, hiperaktif olmak, depresif
olmak da var.

Migrenin tanımı


  • 4 ile 72 saat süren ani bir saldırı gibi gelen şiddetli baş ağrısı.
  • Ağrı mutlaka başın bir tarafında hissedilir ve hayatı çekilmez hale sokar.
  • Ağrı, başın bir tarafına vuruluyor, yumruklanıyor gibi şiddetli bir ağrıdır.
  • Ağrı başlamadan önce kusma, mide bulantısı, ışık veya gürültüye karşı duyarlılık gibi belirtilerden biri mutlaka görülür.
Böyle en az beş ‘‘saldırı’’dan sonra kesin migren olduğuna karar verilir.

Migren için 10 öneri
1. Sizde migrene neden olan etkenleri iyi tanıyın ve onlardan uzak durun.
2. Uyku saatlerinizi düzenli tutmaya, uyuma-uyanma ritminizi fazla değiştirmemeye çelişın.
3. Öğünleri mümkün olduğu kadar hep aynı saatlerde yemeye dikkat edin.

4. Spor yapın, vücudun sinir yapısını güçlendirir.
5. Günlük hayatınızda belirli, düzenli bir rutin tutturun, stresi elinizden geldiği kadar azaltın.
6. Hayır demeyi öğrenin. Yapmak istemediğiniz şeyleri yapmayın.

7. Programlı bir şekilde yoga, masaj gibi terapilerle geriliminizi atmaya ve azaltmaya çalışın.
8. Çalışırken mutlaka düzenli aralar verin.
9. Hayatta gerçekçi emelleriniz olsun, beklentilerin gerçekleşmemesi sinirleri gerer.

10. Her hafta bir günü kendinize ayırın. Sevdiğiniz şeyleri yaparak dinlenin.
Muayyen baş agrısı
Her
dört kadından biri, migrenden mustarip. Hayatlarının tamamında olmasa
bile herhangi bir döneminde mutlaka migrenden şikayet ediyorlar.
Kadınların böylesine yaygın olarak baş ağrısı çekmesi kesinlikle
tesadüf değil. Tamamen hormonlarla ilgili. Kızlar ve erkeklerin migrene
yakalanma riski, ergenlik dönemine kadar aynı. Fakat puberte adı
verilen erişkinliğe geçiş devresiyle birlikte yani kadının
doğurganlığını kazanmasıyla, migrenin görülme sıklığı, erkeklere göre
aniden üç kat birden artıyor. Üstelik bu kadınların yaklaşık yüzde
15′i, ilk migren atağının adet kanamalarının başlamasıyla ortaya
çıktığını bildiriyorlar.
Migren, menopoz dönemiyle birlikte en rahatsız edici noktaya ulaşıyor.
Bu durum da gösteriyor ki, hormonlarla migren arasında sıkı bir
bağlantı var. Adet dönemlerinde ortaya çıkan migrenden genellikle
menstrual migren olarak bahsediliyor. Ancak bu tanımın anlamı,
araştırmacılara göre değişiyor. Adet dönemindeki migren alanında
çalışanların bir bölümüne göre, migren atakları yumurtlama döneminde
ortaya çıkıyor. Bir grup ise atakların adet dönemi boyunca devam
ettiğini bildiriyor. Ayrıca adet döneminden bir ya da iki gün sonra
olduğunu iddia edenler var. Hatta adet döneminden bir, iki hafta önce
veya sonra migren ataklarıyla karşılaşıldığını söyleyenler de mevcut.

MENSTRUAL MİGREN Mİ
Bunca teori arasında migrenin adet
dönemine özgü olduğu nasıl anlaşılacak? Eğer adet döneminde sadece bir,
iki gün başınız ağrıyorsa, adet dönemi migreniyle hiçbir ilginiz yok.
Uluslararası Baş Ağrısı Birliği’nin bu konuda yaptığı tanımlama çok
açık: ‘‘Aurasız baş ağrısı, özellikle adet dönemlerinde görülüyor ve
her zaman menstrual migren olarak tanımlanamıyor. Atakların yüzde 90′ı
adet kanamasından iki gün önce başlayabiliyor ve son güne kadar devam
ediyor.’’
Doktor Anne MacGregor, Londra Migren Kliniği’ne başvuran kadınların üç
ay boyunca takip edildikten sonra kararın verildiğini söylüyor. Tedavi
programının ilk aşamasında, bu üç aylık dönem bulunuyor. Kadınlara
doğum kontrol hapı kullanıp, kullanmadıkları ve hormon tedavisi görüp,
görmedikleri soruluyor. Normal adet düzenini etkileyebilecek tüm
bulgular ortaya döküldükten sonra migrenin nasıl tedavi edilebileceği
belirleniyor. Kadınlarının incelenen üç aylık periyodlarında, aurasız
(Aura, baş ağrısı başlamadan önce gözün önünde beliren ışık, çizgi)
migrenin kanama başlamadan bir, iki gün önce veya kanamanın başladığı
ilk iki gün içinde ortaya çıktığı saptanmış.

ÖSTROJEN ANİDEN DÜŞER
Migren ataklarının adet dönemlerinde
ortaya çıkmasının sebebi araştırıldığında, Avustralyalı bir doktor, ani
östrojen düşüşünü göstermiş. Diğer araştırmacılar ise ani östrojen
eksilmesinin doğrudan etkili olmadığını fakat kan damarlarında
hassasiyete sebebiyet verdiği düşünüyorlar. Böyle düşünülmesinin nedeni
ise doğum kontrol hapının bırakıldığı veya hormon terapilerine ara
verildiği dönemlerde saptanan farklılıklar. Buna bir diğer örnek de
menopoz sonrasındaki kadınlar. Adetten sonra östrojen seviyesinde
azalma olan kadınlar, hormon tedavisi görmeye başladıklarında yine
migren ataklarıyla karşılaşıyorlar.
Aslında tüm bu çalışmaların sonucunda ortaya çıkan en önemli bulgu,
kadınlarda migren ikiye ayrılıyor, menstrual olan ve olmayan migren!
Ayrıca bazı araştırmalara göre, seks hormonları, migrenden tek başına
sorumlu tutulmamalı. Östrojenin, beyindeki diğer kimyasallarla
bağlantılı olarak migren ataklarına sebebiyet verdiği düşünülüyor.
Ayrıca gerçek menstrual migrenin çok yaygın olmadığı da doktorlar
tarafından hatırlatılanlar arasında. Adet döneminde ortaya çıkan migren
atakları, bir kadının migren hikayesinin sadece en önemli bölümlerinden
biri olarak görülüyor.

MUTLU AZINLIK YÜZDE İKİ
Baş ağrıları ile ilgili yapılan tüm
çalışmalar gösteriyor ki, migren ilk sırada yer alıyor. Migreni,
gerginliğe bağlı baş ağrısı, Cluster tipi baş ağrısı ve çeşitli
sebeplere bağlı baş ağrısı takip ediyor. Ayrıca kafa travmaları, damar
hastalıkları, metabolik rahatsızlıklar gibi bir çok faktör baş ağrısına
sebep oluyor. Doktor MacGregor, insanların yüzde ikisinin hayatı
boyunca hiç baş ağrısı çekmediklerini söylüyor. Ve en yaygın baş ağrısı
sebeplerinin de alkol ve grip olduğunu da ekliyor. Fakat bütünüyle
düşünüldüğünde çok çeşitli baş ağrısı türü ve sebebi bulunuyor.
Doktorlar en genel türleri ve sebeplerini anlatıyorlar. Baş ağrısı, hem
erkeklerde hem de kadınlarda orta yaşla birlikte azalmaya başlıyor.
24-27 Mayıs tarihleri arasında Yunanistan’ın Kos Adası’nda, dünyanın
çeşitli ülkelerinden gelen sağlık muhabirlerine yönelik Asetilsalisilik
asitin 100. yaşgünü münasebetiyle çok zengin araştırmalarla hazırlanan
bir seminer düzenlendi. Konular arasında baş ağrısı ve migrenin,
nedenleri, yaygınlığı, tedavisi, kadın hormonlarıyla ilişkisi,
Aspirin’in yararları gibi başlıklar vardı. İngiltere’den gelen, St.
Bartholomew Hastanesi ve Londra Migren Kliniği’nde görevli Dr.
Elizabeth Anne MacGregor’un kadın ve migren üzerine yaptığı iki uzun
konuşma, seminerin en ilgi çeken bölümlerindendi. Östrojenle, kadında
migren atakları arasında kesin bir ilişki bulunduğu fakat adet
döneminde ortaya çıkan her migrenin menstrual migren olmadığı, migreni
olan kadınlarda bu dönemde daha fazla atakla karşılaşıldığı Dr.
MacGregor tarafından anlatıldı.

Fazla seyahat
Doktor Anne MacGregor migrenle ilgili bilgi
verirken, baş ağrısına neden olan faktörlerden de bahsetti. Bu çalışma,
327 tıp ve diş hekimliği fakültelerinde okuyan öğrencilerle yürütülmüş.
Ortaya çıkan sonuçlar sırasıyla şöyle:

Uyumayla ilgili sorunlar:


  1. Gerginlik
  2. Alkol
  3. Aşırı sıcak
  4. Okumak
  5. Aşırı gürültü
  6. Aşırı ışık
  7. Fazla uyku
  8. Seyahat
  9. Açlık
  10. Alışveriş yapmak
  11. Dondurma
  12. Egzersiz
  13. Sinema
  14. Aşırı soğuk
Migrene
savaşŞiddetli baş ağrısı olan migrenin şimdiye kadar bir kadın
hastalığı olduğu sanılıyordu. Ama, migrenin sebepleri artık sır değil.
Genişleyen kan damarlarının beyni çevreleyen sinirlere baskı yapması
şiddetli ağrıya sebep oluyor. Bu genişlemeye de nöropepdit adlı protein
yol açıyor
Kadınların yüzde 18’inin, erkeklerin de yüzde altısının çektiği ve
milyonlarca insana hayatı zehir eden şiddetli baş ağrısı migrene karşı
yeni savaş başlıyor. Genişleyen kan damarlarının beyni çevreleyen
sinirlere baskı yapması sonucu ortaya çıktığı belirlenen migrene karşı
yeni ilaçlar üretiliyor.
Migren ağrısı çekenler arasında iki yaşında çocuklar bile bulunuyor. En
çok 20 ila 50 yaş arasında görülen hastalık, 30-40 yaş grubunda en
şiddetli biçimde seyrediyor. Doktorlar hâlâ migren hakkında nasıl
başladığı ve dayanılmaz ağrıların oluşması dışında bilgiye sahip
değiller.
Ağrı başlamadan önce bazı hastalar, gözlerinin önünde şimşek çakmasına
benzer ışıklar ve siyah noktacıkların uçuşması şeklinde ortaya çıkan
görme bozukluğu çekiyor. Mide bulantısı gibi de ortaya çıkan
belirtilerin geçmesiyle şidetli baş ağrısı başlıyor. Dayanılmaz ağrı,
başın bir yanında hissediliyor. Ağrı, bir gözün çevresine, başın bir
yanında veya arkasında zonklama şeklinde ortaya çıkıyor. Başın ani
hareketi, adeta çekiçle vurulmuşcasına acıyı artırıyor. Işığa ve sese
karşı da hassaslaştığı için karanlık bir odada kıpırdamadan yatmak,
hastayı az da olsa rahatlatıyor. Tabii, bu arada ağrı kesici ilaç almak
da kaçınılmaz oluyor. Her hafta veya ayda birkaç kez tekralayabilen
ağrı, birkaç saat ya da üç-dört gün sürebiliyor. Kriz, her zaman ve her
yerde tekrarlayabiliyor.
Migren hastaları ağrıya neyin sebep olduğuyla ilgili teoriler üretmeye
yatkın oluyorlar. Kimi çikolata, peynir ve kuru yemiş yedikleri için
ağrı çektiğine inanıyor. Kimi ise az uyuduğu, çok uyuduğu, ya da aç
kaldığı için başının ağrıdığına inanıyor. Ancak, araştırmacılar bunun
bilimsel olmadığını düşünüyor. Hollanda’daki Leiden Üniversitesi
nörologlarından Michel Ferrari, “Hastaların migrene bazı maddelerin
sebep olduğu şeklindeki kanaatleri gerçeği yansıtmıyor. Hasta, bu
maddelerden vazgeçse bile ağrı tekrarlanıyor” diyor. Doktorların
önündeki en büyük engellerden biri ise, kan testi olmayan migrenin
tahlillerle belirlenmesi.
Şimdiye kadar migrenin bir kadın hastalığı olduğu sanılıyordu. Ama
migrenin sebepleri artık sır değil. Genişleyen kan damarlarının beyni
çevreleyen sinirlere baskı yapması şiddetli ağrıya sebep oluyor.
Nörolog Mihael Curter’in araştırmasına göre, bu genişlemeye nöropepdit
adlı protein yol açıyor. Uzmanlar, “Öyleyse, migrenin tedavisi
genişleyen kan damarlarının eski haline dönmesine yardımcı olmaktan
geçiyor” diye konuşuyor.

Kraliçe de muztarip
Dünyada sayısız insanın korkulu rüyası
olan bu hastalıktan yalnız Almanya’da günde 900 bin kadın, genç yaşlı
ve çocuk adeta işkence görüyor. Migren hastalığı birçok ünlü isme de
dünyayı dar ediyor. Bu kişilerden biri de İngiliz Kraliçesi 73
yaşındaki II. Elizabeth. Uzmanlar, bu tür migrenli insanların mümkünse
sakin ve heyecandan uzak bir hayatı seçmelerini tavsiye ediyor. Bu
konuda rahatlatıcı olarak, yeşil nane başta olmak üzere, salatalık vs.
çiğ patatesin başa sarılmasının da fayda vereceği tavsiye ediliyor.

Migranal
Son yıllarda migrenle mücadele edebilmek için yeni
ilaçlar piyasaya sürüldü. Yan etkileri sebebiyle herkes tarafından
kullanılmasa bile, 1997’de çavdar küfünden elde edilen “Migranal”, en
çabuk tesir eden migren ilacı olarak ün yaptı.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
MİGREN TEDAVİSİ
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
BİLGİ-SEMIH&HASAN :: İlk kategoriniz :: MAGAZİN :: SAĞLIK BİLGİLERİ-
Buraya geçin: